03 June 2026

Tüketim Alışkanlıkları ve Tüketici Sorunları Üniversitemizde Ele Alındı

Üniversitemiz Tüketici Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından tüketici bilincinin geliştirilmesi ve güncel tüketici sorunlarına dikkat çekilmesi amacıyla “Tüketici Sorunları Semineri” düzenlendi. Mavi Salon A’da gerçekleştirilen seminere Meslek Yüksekokulları Koordinatörü ve Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Özgür Selvi ile Tüketici Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. İbrahim Bozacı’nın yanı sıra akademik personelimiz ve öğrencilerimiz katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Özgür Selvi, “Çok değerli Merkez Müdürüm, kıymetli hocalarım, değerli çalışma arkadaşlarım ve sevgili öğrencilerimiz; hepiniz bu anlamlı etkinliğe hoş geldiniz, şeref verdiniz. Öncelikle Tüketici Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürümüz Doç. Dr. İbrahim Bozacı’ya bu programın düzenlenmesindeki katkıları ve emekleri için teşekkür etmek istiyorum. Çünkü bugün ele alacağımız konunun hepimiz açısından son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Tüketici sorunları dediğimizde, günümüzde geçmişe kıyasla çok daha yoğun bir tüketim kültürüyle karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Bunun beraberinde getirdiği alışkanlıklar ve hatta bağımlılıklar artık çok küçük yaşlara kadar inmiş durumda. Bugün dört ya da beş yaşındaki bir çocuğun elinde telefon görebiliyoruz. Bu cihazlar aracılığıyla maruz kaldığı içerikler ve mesajlar, onun davranışlarını etkileyebiliyor; kimi zaman ailesini belirli ürünleri almak konusunda zorlayabiliyor, kimi zaman da ailelerinin haberi olmadan çeşitli platformlar üzerinden alışveriş yapabiliyor. Bununla ilgili haberleri hepimiz zaman zaman görüyor ve takip ediyoruz. Dolayısıyla aslında gündemimizde tüketim var. Ancak burada kendimize sormamız gereken önemli sorular bulunuyor. Tüketirken ne kadar bilinçliyiz? Gerçekten ihtiyaç duyduğumuz için mi satın alıyoruz, yoksa ihtiyaç fazlası tüketimin farkına varmadan mı hareket ediyoruz? Bu davranışlarımızın bize, aile bütçemize ve hatta ülke ekonomisine etkilerinin ne kadar farkındayız? Bir ürünü gerçekten ihtiyaç duyduğumuz için mi satın alıyoruz, yoksa özentiler, reklamlar ve pazarlama faaliyetlerinin oluşturduğu psikolojik etkilerle mi hareket ediyoruz? Bugün dijital dünyada sürekli olarak çeşitli mesajlara maruz kalıyoruz. Algoritmaların yönlendirdiği bir tüketim anlayışının içinde mi yaşıyoruz, yoksa kendi tercihlerimizi bilinçli bir şekilde oluşturup kararlarımızı kendimiz mi veriyoruz? Bazen kendimizi, önümüze çıkan her şeyi isteyen ve sürekli daha fazlasını arzulayan bir tüketim labirentinin içerisinde bulabiliyoruz. Oysa yalnızca haz duygusuyla hareket edildiğinde bunun bir sonunun olmadığını biliyoruz. Çünkü haz sürekli yeni istekler üretir ve insanı hiç bitmeyen bir arayışın içine sürükleyebilir. İnanıyorum ki, bugün bu konuların tamamı çok daha kapsamlı ve bilimsel bir çerçevede ele alınacak. Bu programın hepimize önemli farkındalıklar kazandıracağını ve değerli bilgiler sunacağını düşünüyorum. Katılımınız ve ilginiz için hepinize teşekkür ediyor, verimli bir program geçirmenizi diliyorum.” dedi.Açılış konuşmasının ardından Doç. Dr. İbrahim Bozacı, günümüzde tüketicilerin karşı karşıya kaldığı sorunları bilimsel araştırmalar ışığında değerlendirdi.

Doç. Dr. İbrahim Bozacı, tüketimin insan yaşamındaki yerinin yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, tüketim davranışlarının mutluluk, psikoloji ve yaşam kalitesiyle yakından ilişkili olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Bozacı, tüketimin mutluluğu garanti etmediğini, bireylerin beklentilerinin karşılanmaması ve yanlış tercihler nedeniyle memnuniyetsizlik yaşayabildiğini söyledi. Buna karşın deneyimsel tüketimler, sosyal sorumlu tüketim davranışları ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaşam doyumuna olumlu katkılar sağlayabildiğini dile getirdi.

Alışveriş bağımlılığına da değinen Doç. Dr. İbrahim Bozacı, bireylerin alışverişi yalnızca ihtiyaçlarını karşılamak için değil, olumsuz duygularla baş etmek veya kendilerini daha iyi hissetmek amacıyla da gerçekleştirebildiklerini belirtti. Bu durumun zamanla ekonomik, psikolojik ve sosyal sorunlara yol açabildiğini ifade eden Doç. Dr. Bozacı, alışveriş bağımlılığının günümüzde giderek daha görünür hâle geldiğini söyledi.

Seminerde istifleme ve dijital istifleme davranışları da ele alındı. Bozacı, kullanılmayan eşyaların aşırı şekilde biriktirilmesi ve elden çıkarılamamasının bireylerin yaşam alanlarını işlevsiz hâle getirebildiğini, bunun bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Dijital ortamda ise gereğinden fazla fotoğraf, belge ve veri depolamanın zamanla stres ve yaşam kalitesinde düşüşe neden olabileceğini anlattı.
Panik satın alma davranışının özellikle kriz ve belirsizlik dönemlerinde ortaya çıktığını belirten Doç. Dr. İbrahim Bozacı, kıtlık algısı, korku ve kaygı gibi duyguların tüketicileri ihtiyaçlarının çok üzerinde alışveriş yapmaya yönlendirebildiğini söyledi.
Ürün kazaları ve gıda güvenliği konularına da dikkat çeken Doç. Dr. Bozacı, her yıl milyonlarca insanın gıda kaynaklı hastalıklar nedeniyle sağlık sorunları yaşadığını belirtti. Tüketicilerin güvenli ürün kullanımı, hijyen kuralları ve gıda güvenliği konusunda bilinçli hareket etmelerinin önemine vurgu yaparak, ALO 175 Tüketici Danışma Hattı ve ALO 174 Gıda Hattı gibi başvuru mekanizmaları hakkında bilgi verdi.

Konuşmasında sağlıksız gıda tercihleri üzerinde de duran Doç. Dr. İbrahim Bozacı, marketlerde ödeme noktalarına yerleştirilen yüksek kalorili ürünlerin tüketici davranışlarını etkileyebildiğini, özellikle çocukların ve gençlerin reklamlar ile pazarlama uygulamalarından daha fazla etkilendiğini ifade etti.

Çocuklarda tüketici sorunlarına geniş yer ayıran Doç. Dr. Bozacı, teknoloji bağımlılığı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, dijital oyunlar ve reklamların çocuklar üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Çocukların reklamların ikna edici yönlerini çoğu zaman fark edemediğini belirten Doç. Dr. Bozacı, reklam okuryazarlığının geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Yaşlı ve engelli bireylerin tüketici olarak karşılaştıkları sorunları da ele alan Doç. Dr. İbrahim Bozacı, erişilebilirliğin yalnızca fiziksel düzenlemelerle sınırlı olmadığını, hizmet kalitesi ve çalışan davranışlarının da büyük önem taşıdığını söyledi. Otizm spektrum bozukluğuna sahip bireylerin ve ailelerinin alışveriş süreçlerinde karşılaştıkları güçlükleri örneklerle açıklayarak, daha kapsayıcı hizmet anlayışlarının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Seminerin son bölümünde tüketici savunmasızlığı, etik dışı çalışan davranışları ve nezaketsizlik konularına değinen Doç. Dr. Bozacı, yanlış yönlendirme, eksik bilgi verme, ayrımcı davranışlar ve kaba iletişimin tüketici memnuniyetini olumsuz etkilediğini belirtti. Ayrıca depresyon, kaygı, dikkat eksikliği ve çeşitli kişilik özelliklerinin tüketim davranışları üzerindeki etkilerini değerlendirerek psikoloji ile tüketim arasındaki ilişkiye dikkat çekti.

Tüketici davranışlarının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal boyutları bulunduğunu vurgulayan Doç. Dr. İbrahim Bozacı, bilinçli tüketimin yaygınlaştırılması, tüketici haklarının bilinmesi ve eleştirel düşünme becerisinin geliştirilmesinin hem bireysel hem de toplumsal fayda sağlayacağını ifade ederek konuşmasını tamamladı.

Seminer, sunumun ardından sona erdi.