23 June 2026

Güzel Sanatlar Fakültemiz Müzik Bölümü Mezunlarını Uğurladı

Üniversitemiz Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü tarafından 2025-2026 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni düzenlendi. Nurettin Topçu Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen törene Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcılarımız Doç. Şuayyip Yücel ve Dr. Öğr. Üyesi İdris Çakıroğlu, Müzik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Akın Kumtepe, akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimiz ve aileleri katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, Müzik Bölümü son sınıf öğrencilerimiz tarafından müzik dinletisi sunuldu. Fatma Çelik ve Özkan Teletar'ın seslendirdiği “Iğdır’ın Al Elması” türküsü ile başlayan dinleti, Canan Gül Durak'ın “Her Şey Seninle Güzel” ve Bahattin Can Soylu'nun “Kandırdım” adlı eserleri seslendirmesiyle devam etti.

Ailevi bir kayıp nedeniyle törene katılamayan Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Güler'in mesajı Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi İdris Çakıroğlu tarafından okundu. Mezuniyetin öğrencilerin yıllar süren emeklerinin taçlandığı en anlamlı anlardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. Güler, "Bugün Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümümüzün mezuniyet töreninde sizlerle birlikte olmayı çok isterdim. Ancak yakın zamanda yaşadığım ailevi kaybım nedeniyle aranızda bulunamıyor olmanın derin üzüntüsünü yaşıyorum. Buna rağmen kalbim ve düşüncelerim bugün burada, sizlerle birliktedir. Sevgili öğrencilerimiz, uzun ve emek isteyen bir eğitim sürecini başarıyla tamamlayarak hayatınızın önemli bir dönüm noktasına ulaştınız. Müzikoloji yalnızca müziği inceleyen bir disiplin değildir; aynı zamanda kültürü, tarihi, toplumu ve insanı anlamaya çalışan çok yönlü bir bilim alanıdır. Sizler bu süreç boyunca yalnızca bilgi edinmediniz; sorgulamayı, araştırmayı, üretmeyi ve sanatın evrensel dilini daha derinden kavramayı öğrendiniz. Bugün aldığınız diploma bir son değil, yeni başlangıçların kapısını aralayan önemli bir adımdır. Bundan sonraki yaşamınızda hangi yolu seçerseniz seçin, üniversite yıllarında kazandığınız birikimin, emeğin ve sanat sevgisinin sizlere rehberlik edeceğine inanıyorum. Bu başarıda büyük emekleri bulunan değerli akademisyenlerimize ve her koşulda evlatlarının yanında olan ailelerimize de ayrıca teşekkür ediyorum. Benim için bugün burada bulunamamak ayrıca hüzün verici. Çünkü bir eğitimci ve bir dekan olarak mezuniyet törenleri, öğrencilerimizin yıllar süren emeklerinin taçlandığı en anlamlı anlardan biridir. Sizlerle aynı salonda olamasam da, her birinizin heyecanını ve mutluluğunu yürekten paylaşıyorum. Bugün burada olamasam da, her birinizi sahneden mezun olurken gururla alkışladığımı bilmenizi isterim. Sevgili mezunlarımız; yolunuz açık, başarılarınız daim olsun. Sanatın, bilimin ve insanlığın ortak değerlerinden ayrılmadan ülkemize ve dünyaya katkı sunacağınıza yürekten inanıyorum. Hayatınız boyunca karşılaşacağınız zorluklar karşısında müziğin birleştirici gücünü, sanatın iyileştirici etkisini ve üniversite yıllarında kazandığınız dostlukları daima yanınızda taşımanızı diliyorum." dedi.

Öğrencilerin bölümde geçirdikleri yıllar boyunca yalnızca müzik alanında değil, aynı zamanda paylaşma, birlikte üretme ve sanatın birleştirici gücünü keşfetme fırsatı bulduklarını belirterek sözlerine başlayan Müzik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Akın Kumtepe, "Sevgili mezunlarımız, bugün sizleri uğurlarken hem büyük bir gurur hem de tatlı bir heyecan yaşıyoruz. Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü'nde geçirdiğiniz yıllar boyunca yalnızca bir enstrümanı çalmayı, şarkı söylemeyi ya da müziği öğretmeyi öğrenmediniz. Aynı zamanda sabretmeyi, birlikte üretmeyi, paylaşmayı ve sanatın insan hayatına dokunan gücünü keşfettiniz. Bundan sonra her biriniz farklı yollar çizeceksiniz. Kiminiz sınıflarda öğrencilerine ilham verecek, kiminiz sahnelerde sanatını icra edecek, kiminiz akademide ya da hayatın bambaşka alanlarında müzikle iz bırakacak. Sizlerle geçirdiğimiz her an, bölümümüzün hafızasında güzel bir iz olarak kalacak. Bizler sizlerle gurur duyuyor, başarılarınızı uzaktan da olsa aynı heyecanla takip edeceğimizi bilmenizi istiyoruz. Yolunuz açık, sesiniz daima umut olsun. Müziğin birleştirici gücünü gittiğiniz her yere taşıyacağınıza yürekten inanıyorum. Hepinizi sevgiyle kutluyor, emekleriniz için sizleri, sizlere destek olan ailelerinizi ve yetişmenizde emeği bulunan tüm akademisyenlerimizi gönülden tebrik ediyorum." şeklinde konuştu.

Öğretmenliğin bilgi aktarmaktan çok daha derin anlamlar taşıdığını belirten başlayan Dr. Öğr. Üyesi Görkem Kumtepe, “Sevgili öğrencilerim, değerli aileler ve kıymetli meslektaşlarım, bugün burada yalnızca bir mezuniyet kutlamak için değil, aynı zamanda yılların emeğine, hayallerine, sabrına ve dönüşümüne tanıklık etmek için bir araya geldik. Dört yıl önce burada mezun olmayı bekleyen ve bu okula farklı umutlarla, farklı heyecanlarla ve belki de biraz tedirginlikle adım atan gençler, bugün karşımızda sanatın diliyle kendilerini ifade edebilen, düşünebilen, üretebilen ve hayata iz bırakmaya hazırlanan bireyler olarak duruyorlar. Bir öğretmen için öğrencilerinin mezuniyetini görmek, tarif edilmesi zor bir duygudur. Çünkü öğretmenlik yalnızca bilgi aktarmak değildir. Öğretmenlik bazen bir umudu ayakta tutmaktır. Bazen vazgeçmek üzere olan bir yüreğe cesaret vermektir. Bazen de öğrencinin kendisinde henüz göremediği ışığı ona gösterebilmektir. Sizlerle geçirdiğim dört yıl boyunca sadece müziği konuşmadık. Eserleri analiz ettik, sahneleri paylaştık, sınavların stresini yaşadık, başarıların sevincini kutladık. Ama bunlardan daha önemlisi, birlikte büyüdük. Birbirimizden öğrendik. Çünkü gerçek eğitim yalnızca sınıflarda değil, kurulan insan ilişkilerinde gerçekleşir. Sevgili öğrencilerim, müzik, insanlığın en eski ve en güçlü dillerinden biridir. Bir notanın anlatabildiğini bazen binlerce kelime anlatamaz. Sizler bu dili öğrenmek için yıllarınızı verdiniz. Bundan sonra hangi sahnede olursanız olun, hangi şehirde yaşarsanız yaşayın, hangi başarıları elde ederseniz edin; sanatın özünü asla unutmayın. Sanat, alkış almak için değil; insanı anlamak içindir. Sanat, görünmek için değil; hissetmek içindir. Sanat, sadece güzel sesler üretmek değil; daha güzel bir dünya bırakabilmek içindir. Fakat bugün sizlere sanatçı olmaktan bile daha önemli bir şey hatırlatmak istiyorum: İyi insan olmak. Çünkü iyi insan olmayan bir sanatçının başarısı eksik kalır. İyi insan olmayan bir eğitimcinin bilgisi eksik kalır. İyi insan olmayan bir bireyin kazandığı hiçbir unvan gerçek anlamını bulamaz. Hayat size yetenekler verir. Çalışmak başarı getirir ama karakter, sizin her yerde taşıyacağınız en değerli eserdir.” diye konuştu.

Törende ayrıca öğrencilerin eğitim hayatları boyunca biriktirdikleri anılardan oluşan slayt gösterisi izletildi. Daha sonra dereceye giren öğrencilerimize plaketleri takdim edildi. Fakülte birincisi Fatma Çelik olurken, fakülte ikinciliğini Canan Gül Durak, fakülte üçüncülüğünü ise Özkan Teletar ve Hayrunisa Yavuz paylaştı.

Dereceye giren öğrencilerimize plaketleri; Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi İdris Çakıroğlu ve Bölüm Başkanı Doç. Dr. Akın Kumtepe tarafından verildi.

Dört yıllık eğitim hayatı boyunca yaşadığı zorluklara, elde edilen başarıların ardındaki emeğe ve kendisine destek olan hocaları ile ailesine duyduğu minnet duygularına değinen bölüm birincisi Fatma Çelik, "Yolumuzu aydınlatan çok değerli hocalarım, bizleri bugünlere getiren aziz ailelerimiz ve bu güzel yolculuğu birlikte göğüslediğim sevgili dönem arkadaşlarım; bugün burada, hayatımın en karmaşık, en yoğun ve şüphesiz en gurur verici anlarından birini yaşarken sizlerin karşısında olmanın heyecanını taşıyorum. Dört yıl önce bu kapıdan ilk adımı attığımızda bitmek bilmeyecek gibi görünen, her günü ayrı bir mücadeleyle geçen o koca süreç, şimdi arkama dönüp baktığımda bir göz kırpması kadar çabuk geçmiş gibi hissettiriyor. Zamanın bu belirsiz akışı içinde, bugün hem büyük bir mutluluğu hem de içimi kaplayan derin bir hüznü aynı anda yaşıyorum. Bir yanım geleceğe adım atmanın heyecanıyla doluyken, diğer yanım bu çatı altından, sizlerden ayrılacak olmanın burukluğunu taşıyor. Kabul etmek gerekir ki, bazen şartlar bizi çok zorladı, önümüze çıkan engeller ve okulun getirdiği akademik yükler zaman zaman omuzlarımıza ağır geldi. Sabretmeyi, düştüğümüz yerden daha güçlü bir şekilde ayağa kalkmayı öğrendik. İşte tam da bu yüzden, bugün burada birinci olarak duruyorsam, bu başarı sadece kolay bir yolun sonu değil; tüm bu zorluklara rağmen gösterilen emeğin, sabrın ve iradenin zaferidir. Çok kıymetli hocalarım, bu zorlu ve engebeli yolda yürürken bizim en büyük şansımız, sığınağımız ve dayanağımız sizler oldunuz. Sizler bizim için sadece müfredatı işleyen eğitmenler olmadınız. Biz bu okulda, resmi bir kurumun soğuk duvarları arasında değil, adeta bir aile sıcaklığının içinde büyüdük. Sizler, yeri geldiğinde bir anne şefkatiyle saçımızı okşadınız, düştüğümüzde kaldırdınız; yeri geldiğinde bir baba gibi arkamızda dağ gibi durup bize güvendiniz, yol gösterdiniz. Biz sizlerden sadece branşımızın tekniklerini öğrenmedik; bir insanı sevmeyi, bir öğrenciye şefkatle dokunarak onun hayatını nasıl değiştirebileceğimizi öğrendik. Bizleri eğitirken gösterdiğiniz o sabır ve bize birer evlat gibi yaklaşan o kocaman kalbiniz için sizlere ne kadar teşekkür etsem azdır. Bugün bu salondaki en büyük minnettarlığım, bizleri bir aile gibi kucaklayan siz değerli hocalarımızadır. Müsaadenizle, bu kıymetli kadronun içinde benim için yeri bambaşka olan, yoluma ışık tutan çok özel bir kadına, Görkem Hocama huzurlarınızda ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Kıymetli ailelerimiz, maddi ve manevi her koşulda, biz kendimize inanmayı bıraktığımızda bile arkamızda durduğunuz, sevginizi ve desteğinizi bizden esirgemediğiniz için hepinize sonsuz teşekkür ederiz. Bu başarı, sizin sabrınızın ve dualarınızın eseridir. Sevgili dönem arkadaşlarım, bugün bir son gibi görünse de aslında yeni başlangıçların ilk günü. Belki yarın farklı şehirlerde, farklı hayatların içinde olacağız. Yıllar sonra dönüp baktığımızda notlarımızı, sınavlarımızı ya da başarılarımızı değil; birlikte güldüğümüz günleri, kurduğumuz dostlukları ve kalbimizde bıraktığımız izleri hatırlayacağız. İyi ki bu bölümün bir parçası oldum. İyi ki sizlerle aynı yolu yürüdüm. İyi ki bu güzel anıları birlikte biriktirdik. Konuşmamı, sanatın ve eğitimin önemini her zaman vurgulayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözüyle sonlandırmak istiyorum: ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.’ Bizler sanatın, müziğin ve bilimin ışığında yürümeye devam edeceğiz." dedi.

Mezuniyet belgelerinin takdim edilmesinin ardından öğrencilerimiz, hocaları ile birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.

Program, mezun öğrencilerimizin keplerini havaya atmasıyla sona erdi.